MHP lideri Bahçeli: ‘AB’yle bir yol ayrımına gelinmiştir, bir karar arifesinde olduğumuz açıktır’

  • 5 Months ago
  • 0

MHP genel Başkanı hükümet Bahçeli, 31 Mart Seçimleri sonrası ziyaretlerini sürdürüyor. Bu bağlamda Karabük Belediyesini ziyaret eden Bahçeli, “31 Mart mahalli İdareler Seçimleri’nde partimizin siyasi sorumluluğuna emanet edilen belediyelerimizi ‘Teşekkür-Tebrik-Takdir’ temasıyla planladığımız ziyaret programlarının beşinci durağında Karabük’teyiz” diye konuştu.

Bahçeli, “31 Mart mahalli İdareler Seçimleri’nde ulusalci devinim Partisi’ne oy veren, belediye reis adaylarımızı destekleyen Karabüklü kardeşlerime teşekkür ediyorum. 31 Mart seçenek sürecinde gıpta edilecek tek ugras ruhuyla çalışan bütün dava arkadaşlarımızı ve parti teşkilatlarımızı samimiyetle onay ediyorum. Ne mutluluk dolu size ki, ‘Hizmet kervanı durmasın sürsün’ dediniz. ulusalci devinim Partisi olarak güveninizi boşa çıkarmayacağız. Desteğinizi heba etmeyeceğiz. Karabük amaciyla Bir gün evvel çalıştık, tekrar çalışacağız. Karabük’ü umutlarıyla geleceğe taşıyacağız.

Milliyetçi devinim Partisi’nin mahalli idarelerdeki marka değeri çok yüksektir, kaldı ki bunun ispatı Karabük’tür. Karabük desteğini esirgemedi, biz de bu iyi şehre hizmetkârlıkta sınır tanımayacağız. 31 Mart’ta seçilen Belediye Başkanlarımıza güveniyorum. Üstlendikleri tarihi görevi layıkıyla yapacaklarına içtenlikle inanıyorum “ dedi.

“Türkiye hazımsızlığı yaşayan dış güçler devamlı komplo ve kumpas peşindedir”

Son yaşanan gelişmelere değinen ulusalci devinim partisi öncüsü Bahçeli, AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ ve AB’nin Türkiye’ye karşı tutumunu eleştirerek şöyle ayni ritimde devam etti:

“Karabüklü kardeşlerim basiretlidir, ülkemiz aleyhine oynanan oyunları, kurulan tuzakları hemide görür, ayni vakitte da tarafını çok net şekilde gösterir. Geçmişte vuku bulan sayısız olay bunun şahididir. Sizlerden aldığım güçle tekraren diyorum ki, Türkiye’mizin dogruluk ve hukukunun çiğnenmesine tahammül etmedik, bundan ardindan da etmeyeceğiz.

Milli onurumuzu ayaklar altına almak amaciyla kuyruğa giren dahil ve dış çıkar odaklarına Katiyen tamam demedik, tamah etmedik, boyun eğmedik, ödün vermedik. Bu kapsamda ulusalci devinim Partisi’nin art adımı olamaz, çelişkisi olamaz, tereddüdü olamaz, nitekim olmamıştır. ulusalci devinim Partisi’nin önem ve öncelik sıralaması bellidir. Sinesinden doğduğumuz Türk milletinin hemide tercümanıyız, ayni vakitte da düşmeyecek nihayet kalesiyiz. kalp sahibi her insanımız bu mücadelenin boyutunu görmektedir. ülkemiz hazımsızlığı yaşayan dış güçler devamlı komplo ve kumpas peşindedir.

Elimizi bağlamak istiyorlar, önümüzü kesmek istiyorlar, geleceğimizi karalamak ve kundaklamak amaciyla pusu üstüne pusu kuruyorlar. tek taraftan ABD, başka yanda su ülkeleri ülkemizin sinir uçlarıyla oynuyorlar, ulusal sabrı zorluyorlar. İbretle izliyoruz ki, egemenlik haklarımızı gölgeleme teşebbüsleri, tarihsel dogruluk ve menfaatlerimizi tahrip etme emelleri artmış ve azgınlaşmıştır. Türkiye’nin varlığı, ulusal birlik ve dayanışma azmimizin seviyesi emperyalist mihrakların, pkk terör maşalarının, Türk ve İslam düşmanlığında buluşmuş mahlûkların uykularını kaçırmaktadır.

Elbette onlara uykuyu haram edeceğiz. Onları rahatsız etmeye hep birlikte ayni ritimde devam edeceğiz. Milletimizle kapanmamış hesabı bulunan odakların tedavüle soktukları kara kampanyaları allahın izniyle yıkıp geçeceğiz. Geçmişten bugüne kuyruk acısı çekenlerin acılarını dahada da derinleştireceğiz. Türk milletinin kitabında teslim olmak yazmaz, süngü düşürmek yazmaz, diz çökmek yazmaz, tehditler karşısında eğilip bükülmek yazmaz, yazmayacaktır. hatri sayilir büyüklükte milletimiz korkuyu korkutmuş beşeri tek ihtişamdır. Tehlikelerin içinden hilal benzeri doğmayı muvaffak olmuş kutsal tek iradedir. Haklı ve yasal tek mücadeleden kaçmak, vazgeçmek Türk milletine yabancıdır.”

“15 Temmuz’un sene dönümünde skandal karar ülkemiz alerjisini göstermiştir”

Avrupa Birliğinin hemide bünyesinin ayni vakitte da karar organlarının hasta kisi olduğunu söyleyen ulusalci devinim partisi öncüsü Bahçeli, “15 Temmuz’da, hain FETÖ vuruş girişiminin 3. sene dönümünde, Demokrasi ve ulusal Birlik Günü’nü algı etiğimiz tek süreçte, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Konseyi skandal ve sakat tek kararla ülkemiz alerjisini göstermiştir. Biliniz ki, su tarafından seçilen tarih çok düşündürücüdür, açıkça maksatlıdır, Sanki ileti yüklüdür. Yaptırım kararlarını ihtiva eden paketin 15 Temmuz’da onay ve ilanı AB’nin nerede durduğunu, kimlere selam gönderip sevimlilik yarışına girdiğini ayan beyan ispatlamaktadır. AB’nin hemide bünyesi ayni vakitte da karar uzuvları hastadır, ağır hasarlıdır. ülkemiz husumeti ise gizlenemez düzeydedir.

Ülkemizin doğu Akdeniz’de gerçekleştirdiği sondaj faaliyetlerini neden göstererek eften püften tek sıra yaptırım kararını öngören pahali olmayan paketin su Dışişleri Bakanları tarafından onaylanması bizim nazarımızda solmuş ve sararmış kağıt parçasından farksızdır ve hukuksuzluğun farikasıdır. AB, Türkiye’nin stratejik kimliğini sorgulamaya cüret etmiştir. Egemenlik haklarımıza zarar vermeye ahlaksızca tevessül etmiştir. Bu yanlıştır, hukuksuzdur, adaletsizdir, değersizdir, kokuşmuşluktur.

Türkiye doğu Akdeniz’e sismik ve sondaj gemileri gönderdi diye, 2020 senesi amaciyla Türkiye’ye yapılacak katılım öncesi yardımlarda kısıntıya gidilecekmiş. Avrupa Yatırım Bankası’ndan Türkiye’ye verilen krediler gözden geçirilecekmiş. kapsamı geniş sema Ulaştırma Anlaşmasıyla alakalı müzakereler askıya alınacakmış. Ortaklık Konseyi ve Türkiye-AB çok Düzeyli Diyalog Toplantıları da kesintiye uğrayacakmış. su tutarsızdır, ikiyüzlüdür, düşmanca yaklaşımını deşifre etmiştir. Karabük’ten AB’ye ve su beslemelerine açık seçik sesleniyorum, yaptırımlarını alsınlar da başlarına külah diye geçirsinler. AB’nin doğu Akdeniz’de ne işi vardır? Bu alanda ne hakla, hangi yetkiyle laf söyleyebilmektedir?

Mesele hidrokarbon arama faaliyetlerinin ötesine çoktan geçmiştir. mesele egemenlik meselesidir, mesele Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklüğünün doğu Akdeniz’deki tarihi ve haklı varlığıdır. cenup Kıbrıs Rum yönetimi, doğu Akdeniz’i beynelmilel hukuka ters şekilde 13 parsele ayırıp küresel şirketlere kiralarken AB’nin hiçbir itirazı duyulmamıştır. Yunanistan, İsrail, Mısır, İtalya, Fransa ve başka ülkeler doğu Akdeniz’i istek ettikleri benzeri kullanmaları, gemilerini keyiflerince yüzdürmeleri mesele olmayacak da, Türkiye’nin hukuken haklı olduğu tek mücadeleyi yapması mı AB’yi rahatsız edecek? Karşımızdaki tablo çifte standarttır, siyasi kumpastır, diplomatik kuşatmadır, alenen Türk düşmanlığıdır” diye sözlerine ayni ritimde devam etti.

“AB’nin emeli bellidir. Türkiye’ye karşı tenakuzlarla örülmüş tutumu bilinmektedir”

AB’nin ülkemiz karşı tutumunu yineleyerek anımsadan Bahçeli, “Düşmana göz yummak vebaldir, vahim tek sapmadır. aynı zamanda zulme rızadır, zorbalığa refakattir. AB’nin emeli bellidir. Türkiye’ye karşı tenakuzlarla örülmüş tutumu bilinmektedir. Ve de su Katiyen arkadaş olmayacaktır. Çocuklarını Türkler geliyor diye korkutan tek uygarlık yaralıdır, yozlaşmıştır, manen yıkım içindedir.

Rumların 2003’te Mısır’la, 2007’de Lübnan’la, 2011’de İsrail’le imzaladığı tek taraflı Münhasır ahenk gösteren ücret Bölge Sınırlama Anlaşmalarının geçerliliği, bu anlaşmalara dayalı olarak doğu Akdeniz’in parsellenmesi ahlak, hak ve haklar ilkelerini yok saymaktır. Rum yönetiminin sözde Münhasır ahenk gösteren ücret Bölgelerde gaz arama ihalelerini özellikle Amerikan, Fransız ve İtalyan şirketlere vermesi kurnazlıktır, kurgusu ince işçilikle yapılan alçak tek tuzaktır. Şımarık ve şuursuz Rumların kanun dışı faaliyetlerini sahiplenen su ve ABD’nin Türkiye’nin doğu Akdeniz’deki faaliyetlerinden kaygı duymaları, engel çıkarmak amaciyla devreye girmeleri ne müttefiklik anlayışıyla, ne de hayatın ve tarihin gerçekleriyle bağdaşmaktadır.

Ada devletlerin kıta sahanlığı yoktur. Münhasır ahenk gösteren ücret Bölge İlanı amaciyla ada devletlerinin uzlaşması şarttır. ülkemiz amaciyla doğu Akdeniz egemenlik konusudur. Egemenlik demek hükümet olmak demektir, bağımsızlık demektir. Rumların parsellediği alanlar Türkiye’nin kıta sahanlığı ve Kıbrıs Türklüğünün deniz sınırlarıyla çakışmaktadır. AB’nin bu gerçekleri bilmemesi imkansızdır. bunun için karşın ülkemiz aleyhine yaptırım kararları alması bayağılıktır, boşuna çırpınıştır, skandal tek çarpıklıktır.

Doğu Akdeniz’de tek yandaş adımlar atmak ateşle oynamaktır. Türkiye’yi siyasi ve ahenk gösteren ücret yaptırımlarla terbiye edeceğini zanneden gafiller hadlerini bilsinler, sömürgeci hayasızlığın ağır bedelleri olacağını akıllarından netlikle çıkarmasınlar. AB’nin çürük yaptırım kararlarının demokrasiyle alakası yoktur. Özgürlüklerle alakası yoktur. Hukukla en sade bağı yoktur. Türkiye’nin gözü korkmaz, hesap hatası yapıp korkacağını düşünen zalimlerin Türk milletinin kudret ve kuvvetiyle akıllarını başlarına almak zorunda kalmaları da tarihi tek vakıa ve vesikadır. Fatih, Yavuz ve Barbaros’tan ardindan Oruç Reis adli sondaj gemimiz sefere de, göreve de hazırdır. doğu Akdeniz’de bulunmak hakkımızdır. Hakkımızı çiğnetmeyiz, hakkımızdan vazgeçmeyiz, hakkımız üzerinde pazarlık yapmayız, yaptırmayız” diye konuştu.

“AB aklını başına almalıdır. Bindiği dalı kestiğini görmelidir”

Bahçeli, “Rum idaresi provokasyonlara bel bağlamaktan ırak durmalıdır. doğu Akdeniz’de Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku ve Türkiye’nin egemenlik hakları çerçevesinde ya tek yollar bulunacak, balans ve istikrar hakim olacaktır veyahut tarih ve beşeriyet önünde olacakların sorumluluğu Rum idaresi ile AB’nin sırtına yüklenecektir. Kıbrıs vatandır. Kıbrıs Türklüğü yalnız değildir, sahipsiz değildir, kimsesiz değildir. ülkemiz süratle AB’ye karşı zincirleme yaptırımları hazırlamalıdır. Tamamiyle macera ve mihnete dönen, yalan ve aldatmadan ibaret tek vaziyete bürünen su azalik zamani de gerekirse tartışmaya açılmalıdır. Türkiye, AB’ye cezali değildir.

Onursuz tek azalik süreci, onursuz tek birliktelik hukuku kabulü mümkün olmayan tek alçalma halidir. Kökümüzden koparak, egemenlik haklarımızı devrederek, biz biz olmaktan çıkarak AB’ye gireceksek, diyorum ki, öyle su de batsın, öyle azalik de yerin dibine geçsin. PKK’nın arkasında duran tek oluşumun nesine ihtiyacımız vardır? FAO’yu koruyup kollayan tek birlik yapısının neyine muhtaçlığımız olacaktır? ulusal gururumuzu inciten, ulusal haysiyetimizi zedeleyen, ülkemiz düşmanlığını ruhunda barındıran AB’yle sancılı ve meseleli azalik sürecini nereye civarindan taşıyacağız? AB’yle tek yollar ayrımına gelinmiştir. AB’yle tek karar arifesinde olduğumuz açıktır.

Biz bu deveyi de gütmeyeceğiz, bu diyardan da gitmeyeceğiz. Biz Türkiye’yiz. Biz kuvvetli ve kendisinin kendine yetebilecek tek hükümet ve milletiz. başşehir Ankara’nın vizyon genişliğine ve jeopolitik müktesebatına ahenk gösteren olacak şekilde devinim edip dünyadaki şerefli, bağımsız ve irtibatsız yerimizi almalıyız. Hiç kimse bize parmak sallamaya kalkışmasın. Hiç kimse üstlük altından sopa gösterme benzeri tek yanlışa kapılmasın. Türk milletine tehditler sökmez, yaptırımlar işlemez. doğu Akdeniz’de dalımıza basanın damını yıkarız, önümüze çıkanın ömrüne kast ederiz. Karanlık niyet sahibi her muhasım memleket aklını başına almalıdır. Karabük’ten su Dış İlişkiler Konseyi’nin 15 Temmuz’da almış olduğu yaptırım kararlarını kınıyorum. ülkemiz Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türklüğünün beynelmilel haklar temelindeki yasal dogruluk ve çıkarlarının Katiyen yok sayılamayacağını, görmezden gelinemeyeceğini kararlılıkla ifade ediyorum” şeklinde konuştu.

“Türkiye düşmanları devamlı güç toplamakta, devamlı açığımızı ve zaaf anımızı kollamaktadır”

Milliyetçi devinim Partisi genel Başkanı hükümet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne dikkat çekerek sözlerine şöyle ayni ritimde devam etti:

“Milliyetçi devinim Partisi gönüldedir, gözdedir, dildedir, dilektedir, duadadır. ulusalci devinim Partisi ve Cumhur İttifakı Cumhuriyet’in yüzüncü sene dönümünün güvencesi, istikbal Türk asırlarının emniyetli limanıdır. ülkemiz biziz, biz Türk milletiyiz, birlikte geleceğin süper gücüyüz. ülkemiz tarihi tek dönemden geçmektedir. T.C. ulusal iradenin hâkimiyet ve heyecanıyla üçüncü aşamasına girmiş bulunmaktadır. 24 Haziran 2018’de yapılan Cumhurbaşkanı ve mebus genel Seçimi’nde aziz milletimiz tercihini yapmış, bizlere ağırdan alınamayacak görevler yüklemiştir. 9 Temmuz 2018’de tertemiz hükümet sisteminin evvel bakanlar heyeti Sayın Erdoğan tarafından açıklanmış, böylelikle ülkemiz resmen Cumhurbaşkanlığı hükümet Sistemi’yle yönetilmeye başlamıştır. Bu tek milattır. İnanıyorum ki, tek sonraki senelerde 2023 hedeflerini yakalamanın mücadelesi her yönüyle sahnelenecektir.

Esasen doğrusu da, olması gerekeni de budur. tertemiz hükümet sistemi Türkiye’nin ayağına vurulan prangaları kıracak, hükümet mekanizmasındaki tıkanıkları açacaktır. Başka deva de kalmamıştır. Zira ülkemiz düşmanları devamlı tahkimat yapmakta, devamlı güç toplamakta, devamlı açığımızı ve zaaf anımızı kollamaktadır. Cumhurbaşkanlığı hükümet Sistemi bütün kuruluş ve kurallarıyla olgunlaşmalı, net oturmalıdır. Geçiş sürecinde çıkan veyahut çıkması muhtemel pürüzler vaktinde yapılacak müdahalelerle bertaraf edilmelidir. Türkiye’nin yükselişi, 2023’ün lider Ülke hedefine ulaşması Cumhurbaşkanlığı hükümet Sistemi’nin gücüne, yerleşmesine, etki düzeyine direk bağlıdır.

Şu hususu özellikle belirtmek isterim ki, Cumhurbaşkanlığı hükümet Sistemi Türk milletinin başarısıdır. Hiçbir dış tazyik ve yönlendirme olmadan, hiçbir yönerge ve baskı yaşanmadan hükümet sistemi cumhurun kendisi istem ve isteğiyle değişmiştir. kendisinin yazgımıza çok şükür kendimiz istikamet verdik, kendisinin söküğümüzü kendisi kendimiz diktik. 15 Temmuz FETÖ ihanetine birlikte karşı koyduk. Kavgasız ve krizsiz tek sistem farklığı yeryüzünde eşine az rastlanan tek kazanım, örneğine çok az rastlantı edilen tek gelişmedir. bütün hayat bazı vakit gıptayla, bazı vakit da kıskançlıkla Türkiye’yi izlemiştir.

Türk milleti demokratik rüştünü tek sefer dahada ispatlamıştır. 15 Temmuz sonrası Yenikapı ruhuyla temeli atılan, 16 Nisan milletçe oylamasıyla çatısı örülen, 24 Haziran Seçimleriyle genişlik ve derinlik galip gelen Cumhur İttifakı, ülkemiz Cumhuriyeti’nin sistemsel açmaz ve ihtiyaçlarını telafi ederek muhasım odaklara set çekmiş, sur örmüştür. Cumhurbaşkanlığı hükümet Sistemi, 96 senelik Cumhuriyetimizi istikbal asırlara kuruluş esaslarına bağlı kalarak taşıma, dahada da güçlendirme ve geliştirme emeline kilitlenmiştir.”

“Yeni hükamet sisteminden geriye dönüş yoktur”

MHP öncüsü Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemiyle çelişkilerin aşıldığını, marazi dirençlerin kırıldığına dikkat çekerek şöyle dedi:

“Türkiye bütün meselelerini, bütün istek ve eksikliklerini tertemiz sistemin sunduğu olanaklar kapsamında çözüme kavuşturacaktır. Cumhur İttifakı bunu teminle hemide tarihe ayni vakitte da geleceğe karşı mesuldür. Ülke yönetiminin Cumhurbaşkanlığı hükümet Sistemi’ne ahenk gösteren planlanması istikrarlı şekilde ayni ritimde devam etmektedir. Çelişkiler aşılmakta, marazi dirençler kırılmakta, ahenk problemleri giderilmektedir. Çok şükür aşı tutmuş, Türk milleti Cumhurbaşkanlığı hükümet Sistemi’yle Cumhur İttifakı’na karşı onay ve teveccühünü muazzam şekilde göstermiştir. Türkiye’nin bekası ve tertemiz hükümet sisteminin geleceği amaciyla 31 Mart mahalli İdareler Seçimleri’nin Cumhur İttifakı’nın beklentilerine ahenk gösteren olacak şekilde neticelenmesi de müspettir, memnuniyet vericidir. Karabük bu hususta övülecek tek duruş sergilemiştir.

Mahalli idarelerdeki muvaffakiyet ve çogalarak süre gelen hizmet kervanı milletimizin tertemiz hükümet sistemine inancını ve itimadını da güçlendirecektir. Belediye yönetimleri ulusal beraberliği temellendirecek, aynı oranda destekleyecektir. mevzu Türk milletinin var oluş mücadelesiyle ilgilidir. hatali yapma lüksümüz yoktur. Gevşemeye, gecikmeye, ihmale, istem eksikliğine hakkımız olamayacaktır. Karabük kefildir ki, belediyecilik ufkumuz dar ve kısa menzilli değildir.

Belediyecilik faaliyetlerimizin merkezinde Tamamiyle insan vardır. İnsanımızın bedbaht olduğu yerde biz huzurlu bulamayız. Aziz milletimin ve siz Karabüklü kardeşlerimin derdi derdimiz, meselesi sorunumuzdur. Sizler şahitsiniz, bizim belediyecilik anlayışımızda dürüstlük, gönül, sabır, samimiyet, cömertlik ve sevgiyle sorunlara odaklanmak vardır. Akılla yoğrulan, vatana hizmet aşkıyla çarpan yürekler netlikle her meselesi aşacak gücü kendilerinde bulacaklardır. şükürler olsun bu erdem, bu haslet, bu kalite ulusalci Hareket’in kadrolarında fazlasıyla mevcuttur. yalan neden değil çözüm üreten, milletimize karşın değil milletimiz amaciyla yapılan her çabası onay ve tebrikle karşılamamız bundandır. Hiçbir endişeniz olmasın, emanetiniz tekraren emin ellerdedir. ulusalci devinim Partisi’nin inançlı kadroları sizlerin istek ve beklentilerini karşılamak üzere Yalnızca Karabük’te değil, vatanın her köşesinde gecesini gündüzüne katacaktır. Verdiğimiz sözleri tutacağız. Vaatlerimizi adina getireceğiz.”

Bahçeli derhal peşinden Bartın’a devinim etti.

Yasin Erdem – Rıdvan Bostancı

 

önceki haber «
sonraki haber »

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir